Rahim Ağzı Kanseri (Serviks Kanseri) Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Rahim ağzı (serviks) kanseri nedir?

Rahim ağzı kanseri, rahmin vajinaya açılan alt bölümü olan serviks bölgesindeki hücrelerden gelişen kötü huylu bir kanser türüdür.
Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tümü, yüksek riskli HPV (insan papilloma virüsü) enfeksiyonlarıyla ilişkilidir.

Bu nedenle rahim ağzı kanseri, doğru tarama testleri ve HPV aşısı ile büyük ölçüde önlenebilir bir kanser olarak kabul edilir.

Rahim ağzının yapısı ve HPV ile ilişkisi nedir?

Serviks; rahim içinden gelen hücrelerle vajina tarafından gelen farklı hücrelerin birleştiği bir geçiş bölgesidir.
HPV virüsü özellikle bu geçiş hattındaki hücrelere yerleşir ve zamanla bu bölgedeki hücrelerde kötü yönde farklılaşmaya yol açabilir. Önce kanser öncüsü hücresel değişikliklere (CIN, displazi gibi) yol açabilir ve takip-tedavi edilmezse yıllar içinde rahim ağzı kanserine dönüşebilir.

Rahim ağzı kanserinin nedenleri nelerdir? (HPV ve risk faktörleri)

En temel neden:
Yüksek riskli HPV tiplerinin biri veya birkaçı ile kalıcı enfeksiyondur.

Rahim ağzı kanseri riskini artıran faktörler:

  • Cinsel yaşamın çok erken yaşta başlaması,
  • Çok sayıda cinsel partnere sahip olunması veya partnerin çok sayıda partnerinin olması,
  • Korunmasız cinsel ilişki,
  • Nikotin tüketimi,
  • Bağışıklık sisteminin zayıf olması (HIV enfeksiyonu, uzun süreli bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımı vb.),
  • Düzenli Pap smear ve HPV taraması yaptırmamak.

Rahim ağzı kanserinin belirtileri nelerdir?

Erken evrede rahim ağzı kanseri çoğu zaman belirti vermez, verse de bu belirtiler birçok hastalıkta da görülebilen basit şikayetlerdir. Ancak ilerleyen dönemlerde:

  • Adet dönemleri dışında vajinal kanama,
  • Cinsel ilişki sonrası kanama (kontakt kanama),
  • Menopoz sonrası kanama,
  • Normalden farklı, kötü kokulu vajinal akıntı,
  • Kasık ve pelvik bölgede ağrı,
  • İleri evrede bacaklarda şişlik, bel ve sırt ağrısı görülebilir.

Herhangi bir anormal vajinal kanama veya akıntı durumunda, gecikmeden kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmak gerekir.

Rahim ağzı kanseri taraması nasıl yapılır? (Pap smear ve HPV DNA testi)

Rahim ağzı kanserinde en önemli korunma yöntemlerinden biri, “ikincil koruma” olarak değerlendirilen tarama programlarıdır.

  • Pap smear (PAP testi):
    Rahim ağzından özel bir fırça ile alınan hücrelerin mikroskopla incelenmesidir. Kanser öncüsü değişiklikleri önceden saptamayı sağlar.
  • HPV DNA testi:
    Yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını araştıran testtir. Özellikle 30 yaş üzeri kadınlarda Pap smear ile birlikte veya tek başına uygulanabilen, basit, ağrısız bir işlemdir.

Tarama aralığı ülkeler ve rehberler arasında değişebilse de genel yaklaşım:

  • 25–65 yaş aralığındaki cinsel aktif kadınlarda, uygun aralıklarla Pap smear ve/veya HPV testinin yapılması yönündedir.

Anormal smear veya HPV sonucu çıkarsa ne olur?

  • Kolposkopi:
    Rahim ağzının bir çeşit mikroskop eşliğinde ayrıntılı incelenmesi işlemidir. Şüpheli alanlar özel boyalarla belirlenir ve bu bölgelerden biyopsi alınır.
  • Biyopsi:
    Alınan doku parçaları patoloji uzmanı tarafından incelenir, böylece:
  • Kanser öncüsü lezyon (CIN, displazi) mi,
  • Yoksa invaziv (yayılmış) kanser mi olduğu belirlenir.

Bu sayede, kanser oluşmadan önce müdahale etme ve çok yüksek olasılıkla hastalıktan kurtulma şansı yakalanabilir.

Rahim ağzı kanserinin evreleri nelerdir?

Rahim ağzı kanseri:

  • Sadece serviks ile sınırlı çok erken evrelerden,
  • Çevre dokulara, lenf bezlerine ve uzak organlara yayılmış ileri evrelere kadar geniş bir yelpazede görülebilir.

Kısaca:

  • Erken evre: Tümör küçük ve serviksle sınırlıdır.
  • İleri evre: Lenf bezleri, alt karın organları veya uzak organlara yayılım vardır.

Rahim ağzı kanseri tedavisi nasıl yapılır?

Tedavi; evreye, hastanın yaşına, çocuk isteğine ve genel sağlık durumuna göre planlanır.

  • Kanser öncüsü lezyonlar (CIN, displazi):
    LEEP (elektrokonizasyon), soğuk konizasyon, lazer veya kriyoterapi (dondurma) yöntemleriyle anormal alan çıkarılabilir veya tahrip edilebilir.
  • Erken evre rahim ağzı kanseri:
    Bazı küçük tümörlerde rahim ağzının veya rahmin cerrahi olarak çıkarılması (histerektomi, radikal trakelektomi vb.) uygulanır. Çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda, rahim korunarak sadece serviksin çıkarıldığı cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.
  • İleri evre rahim ağzı kanseri:
    Cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi kombine edilir. Bazı durumlarda artık cerrahi sınırı aşılmış olup kemoradyoterapi (eşzamanlı kemoterapi + radyoterapi) temel tedavi olur.

HPV aşısı nedir? Rahim ağzı kanserinden nasıl korur?

HPV aşısı, yüksek riskli HPV tiplerine karşı fayda sağlayan, koruyucu bir aşıdır.
Dünya Sağlık Örgütü ve birçok uluslararası merkez:

  • Kız ve erkek çocuklara, cinsel yaşam başlamadan önce (genellikle 9–14 yaş) HPV aşısını önermektedir.
  • 15 yaş üstü kişilerde de aşı yapılmasının büyük faydalar sağladığı gösterilmiştir.

Aşı:

  • Mevcut HPV enfeksiyonunu veya mevcut lezyonları tedavi etmez.
  • Ancak ileride gelişebilecek HPV enfeksiyonlarını, buna bağlı kanser öncesi hastalıkları ve hatta kanserleri önlemede çok etkilidir.

Rahim ağzı kanseri tedavisi sonrası takip nasıl olmalıdır?

  • İlk yıllarda daha sık (örneğin 3–6 ayda bir), sonra yılda bir kontrol,
  • Vajinal muayene, gerekirse Pap smear testi ve görüntüleme testleri,
  • Tedavilere bağlı yan etkilerin izlenmesi,
  • Gerekirse psikolojik destek ve cinsel danışmanlık,

uzun dönem sonuçlar için önemlidir.

Rahim ağzı kanseri ile ilgili sık sorulan sorular

HPV pozitifsem mutlaka rahim ağzı kanseri olur muyum?
Hayır. HPV virüslerinin büyük bir kısmı insan bağışıklık sisteminin devreye girmesiyle vücuttan atılırlar. Ancak yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı olması durumunda, kanser öncüsü hastalıkların ve kanserlerin gelişme riski artar. Bu nedenle tarama ve takip önemlidir.

Aşı olmak için çok mu geç kaldım?
Çocukluk-ergenlik dönemi en ideal zamandır. Ancak aşı uygulanma yaşının üst sınırı kaldırılmıştır, herkes aşı olabilir.  Bu konu mutlaka doktorla birlikte değerlendirilmelidir.

Smear testim normalse HPV testi yaptırmalı mıyım?
Tarama programları ülkelere göre değişir. Bazı rehberler 30 yaş üstünde smear ile birlikte HPV testini önerir. Kişisel durumunuza göre en doğru planı hekiminiz belirleyecektir. Smear testinin bir kez normal sonuçlanması, bundan sonraki yaşamınızda smear testlerinizin normal olacağı konusunda bir garanti değildir.

Rahim ağzı kanseri tamamen önlenebilir mi?
Rahim ağzı kanserleri büyük oranda yüksek riskli HPV enfeksiyonlarına bağlı gelişir. Bu nedenle;

  • HPV aşısı,
  • Düzenli Pap smear ve/veya HPV testi ile tarama,
  • Sigara içmeme,
  • Güvenli cinsel yaşam,
  • Tek eşlilik
    gibi önlemlerle rahim ağzı kanseri vakalarının çok önemli bir kısmının önlenebileceği kabul edilir. Yine de hiçbir yöntem yüzde 100 koruma sağlamaz; bu nedenle aşı yaptırmış olsanız bile taramaları aksatmamanız gerekir.

HPV negatifsem rahim ağzı kanseri riskim yok mu?
HPV, rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamında rol oynayan temel etkendir. Bu nedenle yüksek riskli HPV’ye uzun süreli maruziyet olmadan rahim ağzı kanseri gelişmesi çok nadirdir. Ancak testin yapıldığı anda HPV negatif olmanız, hayatınız boyunca asla HPV ile karşılaşmayacağınız anlamına gelmez. Bu yüzden, genel tarama programlarını ve hekim önerilerini dikkate almak çok önemlidir.

Spiral (RİA), rahim ağzı kanserine yol açar mı?
Güncel bilgilere göre rahim içine yerleştirilen spiral (RİA), rahim ağzı kanserine doğrudan neden olan bir etken olarak kabul edilmemektedir. Hatta bazı çalışmalarda, belirli tip RİA kullanımının rahim içi (endometrium) kanseri riskini bir miktar azaltabileceği bildirilmiştir. RİA kullanan kadınların da düzenli smear ve/veya HPV taramalarını aksatmaması gerekir.

Prezervatif (kondom) HPV’den tamamen korur mu?
Prezervatif kullanımı, birçok cinsel yolla bulaşan enfeksiyonda olduğu gibi HPV bulaş riskini de azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz.

Sigara kullanmak rahim ağzı kanseri riskini artırır mı?
Evet. Sigara kullanımı, bağışıklık sistemini zayıflatarak HPV enfeksiyonunun kalıcı olma ve hücresel hasar oluşturma riskini artırır. Bu nedenle sigara içen kadınlarda rahim ağzı kanseri riski, içmeyenlere göre daha yüksektir. Sigarayı bırakmak, hem rahim ağzı kanseri hem de birçok diğer kanser ve kalp-damar hastalığı riskini azaltır.

Smear testim anormal geldi, bu mutlaka kanser olduğum anlamına mı gelir?
Hayır. Anormal smear sonucu, rahim ağzındaki hücrelerde normalden farklı bazı değişiklikler olduğunu gösterir ancak bunların büyük kısmı kanser öncüsü lezyon veya enfeksiyon, iltihap gibi daha hafif sorunlara bağlı olabilir. Anormal sonuç çıktığında hekim, çoğu zaman kolposkopi ve gerekirse biyopsi önerir. Amaç, bu değişikliklerin kanser mi yoksa kanser öncüsü mü olduğunu netleştirmek ve uygun tedaviyi gecikmeden planlamaktır. Diğer taraftan bu kişilere HPV testleri yapılıp hangi HPV tipi ile karşılaşmış olduğu da tespit edilir.

CIN 1, CIN 2, CIN 3 ne demektir? Bunlar kanser midir?
CIN (servikal intraepitelyal neoplazi), rahim ağzı hücrelerinde görülen kanser öncüsü değişikliklerin derecesini ifade eder:

  • CIN 1: Hafif dereceli değişiklikler, çoğu zaman bağışıklık sistemi tarafından normale dönüş mümkündür.
  • CIN 2–3: Orta ve ileri dereceli değişiklikler, tedavi edilmediğinde yıllar içinde kansere dönüşme ihtimali nispeten daha yüksektir.

CIN lezyonları henüz invaziv kanser değildir, ancak özellikle CIN 2–3 mutlaka ciddiye alınmalı ve hekim önerisine göre tedavi/izlem yapılmalıdır.

Kolposkopi ve biyopsi ağrılı işlemler midir? Hastanede yatmak gerekir mi?
Kolposkopi, rahim ağzının özel bir mikroskop ile büyütülerek incelendiği, genellikle muayenehane veya poliklinikte yapılan bir işlemdir. İşlem sırasında rahim ağzı boyanarak şüpheli alanlar belirlenir ve küçük biyopsiler alınabilir. Çoğu kadın, sadece hafif bir basınç ve adet sancısına benzer kısa süreli kramplar hisseder; hastanede yatış gerekmez ve genellikle aynı gün normal yaşama dönülebilir. Çok kaygılı hastalarda, hafif sedasyon seçenekleri hekimle konuşulabilir.

HPV aşısı cinsel yaşam başlamadan mı yapılmalı? Cinsel olarak aktif olanlara da fayda eder mi?

En yüksek koruma, cinsel yaşam başlamadan önce (genellikle 9–14 yaş arası) aşılanan çocuk ve ergenlerde elde edilir. HPV aşısı, erişkinlerde de henüz karşılaşılmamış bazı HPV tiplerine karşı koruma sağlar.

HPV aşısı kaç doz uygulanır ve herkes için aynı mı?
Doz sayısı yaşa ve kullanılan aşı tipine göre değişebilir. Genel olarak:

  • 9–14 yaş arasında başlanırsa 2 doz,
  • Daha ileri yaşlarda başlanırsa 3 doz şeması uygulanılır.
    Ülke rehberleri ve kullanılan aşı markasına göre şema değişebileceği için, uygulanacak doz sayısı ve takvim mutlaka hekim tarafından belirlenmelidir.

HPV aşısı oldum, yine de Pap smear/HPV testi yaptırmalı mıyım?
Evet. HPV aşısı, aşıda yer alan HPV tiplerine karşı yüksek koruma sağlar ancak tüm HPV tiplerine karşı yüzde 100 koruma sunmaz. Bu nedenle aşılanmış olsanız bile, rehberlerin önerdiği taramaları (Pap smear ve/veya HPV testi) sürdürmeniz gerekir. Aşı, taramaların yerine geçmez; taramaları tamamlayan birincil bir koruma yöntemidir.

Rahim ağzı kanseri sadece çok partneri olan kadınlarda mı görülür?
Hayır. Çok partnerli cinsel yaşam, HPV ile karşılaşma olasılığını artırır, bu nedenle risk de artar. Ancak tek partnerli veya cinsel geçmişi sınırlı kadınlarda da, partnerin cinsel geçmişi nedeniyle HPV bulaşı olabilir. Dolayısıyla “Ben tek eşliyim, bana bir şey olmaz.” düşüncesi koruyucu değildir. Güvenli cinsel yaşam, aşı ve düzenli tarama birlikte değerlendirildiğinde en etkili korunma sağlanır.

Rahim ağzı kanseri genç yaşta ve hiç doğum yapmamış kadınlarda da görülebilir mi?
Evet. Rahim ağzı kanseri, çoğunlukla 30–50 yaş aralığında görülse de, daha genç yaşlarda ve hiç doğum yapmamış kadınlarda da ortaya çıkabilir. Çok erken olgularda doğurganlığı koruyan cerrahi seçenekler (örneğin rahmin korunarak sadece serviksin çıkarılması – radikal trakelektomi) gündeme gelebilir. Ancak her hasta için uygun değildir; tümörün evresi, boyutu ve patolojik özellikleri dikkatle değerlendirilmelidir. Bu konuda jinekolojik onkoloji uzmanı ile ayrıntılı görüşmek çok önemlidir.

Rahim ağzı kanseri tedavisi cinsel yaşamı nasıl etkiler?
Tedavi türüne (cerrahi, radyoterapi, kemoterapi) bağlı olarak;

  • Vajinal kuruluk,
  • İlişki sırasında ağrı,
  • Kanama korkusu,
  • Beden algısında değişiklikler ve kaygı

gibi sorunlar görülebilir. Birçok kadın zamanla uygun tedaviler (vajinal nemlendirici/kayganlaştırıcılar, lokal tedaviler) ve gerektiğinde psikolojik/cinsel terapi desteğiyle yeniden tatmin edici bir cinsel yaşama dönebilir. Bu süreçte partnerle açık iletişim ve hekimin önerilerine uyum çok önemlidir.

Not: Rahim ağzı kanseri, aşı ve tarama testleriyle büyük ölçüde önlenebilir. Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, bireysel risk değerlendirmesi için mutlaka hekiminizle görüşün.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. 
Tanı ve tedavi için mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurunuz.

Türkiye’de her yıl 71 bine yakın kadına kanser tanısı konuyor. Kadınlarda ilk on kansere bakıldığında meme kanseri birinci, rahim beşinci, yumurtalık kanseri yedinci, rahim ağzı kanseri onuncu sırada yer alıyor.

Bizimle İletişime Geçin

Bağış Yap WhatsApp